yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2016 Çarşamba

*İNSAN YAYINLARI*FRANZ KAFKA*DÖNÜŞÜM*



Dönüşüm, Kafka?nın kavramsal düşünceyi efsaneleştirmesine mükemmel bir örnek teşkil etmektedir. Çünkü bu hikaye, modern fikir tarihinin temel kavramı olan ?kendine yabancılaşma? yı harfi harfine bir olaya dönüştürmüştür. Bir pazarlamacı olan Gregor Samsa bir sabah uyanır ve kendini bir daha asla tanıyamaz. Kendini azman bir haşereye dönüşmüş olarak görür, sonrasında diğerleri tarafından da böyle görülür ve bu andan itibaren fiziksel varoluşunun ?azman? yabancılaşmasında varolur sadece.

KİTAP YORUMUM
Gregor Samsa kendini bir sabah uyandığında örümcek olarak bulur ve olaylar zinciri ondan sonra başlar. Ailesine maddi, manevi çalışıp yardımcı olurken örümcek olduğun da ise ailesi ve ona sırt çevirecek ve kurtulma yollarını arayacaklardır. Artık onun gözünün içine özlemle bakan şefkat dolu ailesi yoktur karşısında ve seçimini maalesef ölümü seçerek yapar. Ölümü seçmek derken intihar değil tabi ki. Bazen biz canlılar buna hayvanlar da dahil farkında olarak ya da bilinçaltında hastalanmayı ve ölümü seçeriz. Bana göre Gregor Samsa bana yansımasına göre ailesinin ve toplumun acımazlığını, gerçek yüzünü görerek ölümü seçmiştir. Çünkü bazen sevgisiz bir ortamda yaşamaktansa ölüm kurtuluş gibi gelir. Kitabın bana öğretisi çok oldu. Toplum maalesef görüntüye göre insanlara muamele yapabiliyor. Bunu kitapta Gregor Samsa’nın örümcek olmadan önceki hali ile, olduktan sonra ki bakış açısını görebiliyoruz. Birde zorunluluk ve sorumluluklar bizi köleleştirir. Sevdiklerimizi koruyalım derken onların gerçek yüzünü görebilmemiz için bizim onların eline bir şekilde(hastalık/iflas/maddi kayıplar vb) düşmemiz gerekir ki gerçeği anlayabilelim.

Mutlaka herkesin okuması gereken klasik eserlerden sadece birisi. Sonunda mucize olmasını ve tekrar eski haline dönmesini bekledim. Ama olmadı bu da  üzücü olan başka tarafı.




DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

10 Temmuz 2016 Pazar

*SABRİ BOZKURT*GÖNÜLLÜ KÖLELİK DEVRİ* *TİLKİ KİTAP*



Burada yazılanlar herkesi aynı yere koşturan mantığa aykırıdır.

Büyük acıların büyük sözleri doğurduğunu Sabri Bozkurt'un "Gönüllü Kölelik Devri" adlı aforizma kitabını okurken bir kez daha öğrenmiş oldum. Bu kitap yüksek sesle söylenmeyen büyük sözler kitabı. Cezmi Ersöz Şiir, edebiyat yazınları içerisinde bir el bombası niteliğindedir; bir ton kömürün enerjisini birkaç saniyede açığa çıkaracak derecede kesif bir yapımdır. Aynı benzetmeyle, Sabri Bozkurt'un aforizmalarını okurken bir cümlenin onlarca şiirin enerjisini içine sıkıştırmış olduğunu gördüm. Anaç ve doğurgan afroizmalar yeni yapıtlara ilham verecek kadar derin ve dolu.
-Benjamin AE-
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 90

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Tilki Kitap


KİTAP YORUMUM

Yazar eserinde kendi çerçevesinden hayatın gözüne takılan kısmını irdelemiş ve numarandırarak bunları sıralamış. Zaten okurken çok keyif alıyorsunuz. Çay saatinde okuyabileceğiniz bir eser. Tavsiye ederim.


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*VEBAL*ZUHAL GÖZEN*KANES YAYINLARI*



Sabır, vefa, fedakârlıktı onun adı. Sevmeyi çok seven yüreği; geçmişine öfke duymayacak kadar güçlü, yaşadıklarıyla tokalaşacak kadar asil, yaşam öyküsünün içindeki kahramanlarla düşman olmayacak kadar da olgundu. Çocukluğundan bu yana kendi aydınlığını hep kendisi yarattı. Katlanması zor ihanetin kapkara gölgesinde fesatlık ve nankörlüğün bedelini ödeyip "Vebal"ini sorgulamadı.

İnsan, insanca yaşamayı ve yaşatmayı beceremiyorsa bile hatasını kabul edecek kadar kendine dürüst olmalı. Fedakârlığın ve hoşgörünün karşılığı koca bir hiçse eğer, ilahi adalete emanet etmeli belki de.

Bu kitap, tüm bu duyguları alabora edecek kadar içten ve samimi anlatımıyla, kadın ya da erkek değil, insan olarak davranışlarımızı, hayata bakış açımızı sorgulatacak bir eser.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 432

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Kanes Yayınları


KİTAP YORUMUM

Bir kere şunu söyleyim. Her bayanın hayatında bana göre bir Tahir olmalı. Belki de ozaman mutsuz bayan kalmazdı. Zaten gerçek sevgi koşulsuz değil midir? Emek vermek tüm dünyaya baş kaldırmak değil midir? Gerçek sevgi içinde ne çıkar beklentisi vardır; ne de koşullara takılır. Sadece sever. Sevdiğini anlamaya çalışır ki bunu VEBAL romanında çok net görebiliyoruz. Bir yerlere gelmek için hayatı boyunca çaba gösteren Sultan, eşi tarafından da beklediği evlilikte olması gereken en temel konularda bile eşinin bu derece uzak kalmasını anlamaz ve özgüven sorunu ister istemez yaşar. Çocukluğu da mutsuz geçen geçen genç kadının acaba mutluluğu bulabilecek midir?
Tabi ki kitabın yine bana öğretileri vardı.
1-Anne ve baba çocukların önünde tartışmalı ve birbirlerini çocuklarının yanında küçük düşürmemelilerdir.
2-Anne ve Baba olduysanız bazen kendi hayatınızı hiçe saymanız gerekebilir ama bu bir yere kadardır. Sonuçta anne ve baba mutlu olamazsa kendi içerisinde çocuğuna da verecek bir şeyi olamayacaktır.
3-Para her zaman mutluluk getirmez. Ama yaşamak içinde her zaman paraya ihtiyaç vardır.
4-Kitap da yine çıkar ilişkilerini de göz atılmış ve bunlardan öğrendiğim ders ise; her zaman hayatımızın her alanında kötü insanlar olacaktır. Bunlar imtihandır. Önemli olan gerçek sevgi varsa eğer, her türlü güçlüğün üzerinden gelinebilir. Mutluluk tesadüf değil emek ile oluşturur.
5-Üniversi de özellikle okurken ciddi bir ilişki özellikle bence de yaşanmamalıdır. Her bayan mutlaka bir kariyer sahibi olmalıdır.Bu onu güçlü kılacaktır.
Kitabı okurken Sultan’nın başlangıçta yaşadıklarına inanılmaz çok üzüldüm. Yaşadığı tesadüf üzücü olaylarda evet dedim imtihan ediliyor.


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

27 Haziran 2016 Pazartesi

*CAMBAZ*BURCU DEMET*POSTİGA YAYINLARI*



Hükmen mağlup bir evliliğe gizli, büyük bir aşk…

Gecem ve Aktan'ın büyük bir iddiayla değişen hayatını okurken, hem kendini sürekli inkâr eden büyük bir aşka kapılacak hem de âşıkların düştüğü akıl almaz durumlara güleceksiniz.

Sürükleyici kaleminin gücünü kısa zamanda birçok baskı yapan Sahra adlı ilk kitabıyla binlerce okuruna hissettiren Burcu Demet'ten tanıdık kahramanlarla yepyeni bir macera!

Tutkulu bir aşkın kavurduğu Aktan'ın, imkânsıza; Gecem'e olan ısrarı, sonunda her ikisini de vazgeçemeyecekleri bir yolculuğa sürükler. Kahramanlarımız, tüm güçleriyle birbirlerine doğru çekilmeye ne kadar direnebilirler? Mutluluğa doğru sadece umutla değil, aynı zamanda büyük bir inatla koşarken birbirlerine karşı sürekli bir savaşı nasıl sürdürebilirler?

"Bazen, her şeye rağmen yumuşadığını hissediyordu Gecem. O fark etmediği zamanlarda, onu izlerken, o küçük kız oluveriyordu yine. Onun tarafından sevilmeyi hayal ediyordu için için. Ve her seferinde hızla uyanıyordu bu rüyadan. Aktan sevmezdi, onu sevemezdi."
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 400

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Postiga


KİTAP YORUMUM

Gecem ile Aktan çok komik bir çift. Gülerek okudum kitabı. J Büyük bir aşk, güven kırılması ve inadına mücadele. Bunu yaşarlarken de arkadaş çevresi ve ailesinin desteği ve bakış açısı. En çok evde birlikte olsunlar diye yapılan eylemlere güldüm. Sonra tamirci geldiğinde içinden çıkan minik demir parçasına. J Bir kere yazarımızın kalemi çok akıcı ve merak uyandırıyor kitap ilk satırlardan. Gecem’in Aktan’a sapık dediği satırlarda sesli koptum. Kitabı gece okuduğumu düşünürseniz ve evdekiler uyurken habire benim kahkaha attığımı. J
Tabi ki her okuduğu kitap da mutlaka bana ne kattığına misyonu nedir çok irdelerim. Bu kitabın bana kattığı ders ise, ilişkiler de yine iletişimin önemi ve 3. şahısların lafıyla asla hareket edilmemesi gerektiği, acele emin olmadan fevri kararlar almamak gerektiği. Yazarımızdan aldığım tüyoya göre belki Siyah ve Derin yepyeni bir kitapla karşımıza çıkabilir. Buna da çok mutlu oldum tabi ki. J
Yazarımızın Sahra ve Zamansız isimli iki tane daha romanı mevcuttur. Kaleminin daim olmasını ve yepyeni eserlerini okuru olarak sevgiyle bekliyorum.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN




*CİHAD KÖK*TUZU UZATIR MISIN HAYAT*AKİS KİTAP*

*CİHAD KÖK*TUZU UZATIR MISIN HAYAT*AKİS KİTAP*

"Ben de yalnızım; gel kahve içelim. Sen oradan yudumla, ben hissederim..."
Üzdüler seni değil mi, kırdılar, canını sıktılar. Bırakıp gitmek istedin ne varsa, "Allah belasını versin" dediğin zamanlar oldu mutlaka. Gözyaşın aktı, annenin öpmeye kıyamadığı yanaklarına. Çıkmak istemedin evden bazen, sarılıp yastığa kimsede hissedemediğin "sıcaklığı" aradın yatağında. Üstüne üstüne geldiler, anlamını yitirdi sevdiğin ne varsa.

Yaklaş bir şey söyleyeceğim kulağına; boş ver, aptal onlar halden anlamazlar. Sen iyi bak kendine. Dikkat et yemene içmene; sıkı giyin, çorapsız basma yere.Gördün işte kimsen yok senden başka. İçindeki çocuğun ellerini hiç bırakma ve sımsıkı tutun inandıklarına.
"Tabii bir de kendini bir şey sananlar var. "Şey" ne demek peki? Hiçbir şey! İsimsiz, tanımsız, anlamsız! Sıfırın, "sözelci" olanı!"
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 224

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Akis Kitap

KİTAP YORUMUM

Kitabın türü deneme olmasına rağmen ben kişisel gelişim okur gibi hissettim ve bana yansıyan şu oldu. Sanki karşımda bir dostum var koşulsuz da beni dinliyor ve beni tanıyor da söylemesi gerekenleri söylüyor gibi hissettim. Çok çok keyif alarak okudum ve damakta tat bıraktı. Kesinlikle herkes okumalı. Okuyana özellikle okumadan önceki ruh hali ile, okuduktan sonra ki ruh hali arasında büyük fark olduğunu göreceksiniz.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN


21 Haziran 2016 Salı

*BEN BİLAL*H.A.CRAIG*İNSAN YAYINLARI*



Ben Bilal-İslam''ın İlk Müezzininin Hikayesi
İslâm'ın ilk müezzininin hikâyesi...
Sayfa Sayısı: 152
Baskı Yılı: 2004
Dili: Türkçe
Yayınevi: İnsan Yayınları


KİTAP YORUMUM
İlk Müslümanlardan olan Hz. Bilal’in hayatı ve Peygamber efendimiz ile yaşadıkları, Uhud savaşı, ve öncesi ve sonrasında ayakta kalma savaşları. Müslümanlığı yaymak adına verilen büyük onurlu mücadele. İlk müezzinlerimizden olan Hz. Bilal kölelikten Müslümanlığa uzanan aşamalar adım adım anlatılmış.
Tabi ki kitabın manevi değeri yüksek olduğu için bir gecede bitirdim. Dili oldukça akıcı bir kitap. Mübarek isimlerin hayatlarını okumak ayrı bir keyif. Kitabın bana öğrettiği ders ise, kimin ne zaman baş ne zaman başka katagori de olacağı asla belli olmaz. Eğer biz doğru isek mutlaka Yaradan karşımıza iyilikleri çıkartacaktır. Mutlaka herkesin okuması gereken bir eser. Tavsiye ederim.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

20 Haziran 2016 Pazartesi

*BULUTSUZ YAĞMUR*ERKAN ÖZTÜRK* *TEBEŞİR YAYINLARI*


Unut!
Sevme dedim kendime
Sevme seni sevmeyeni
Sevme!
Gitsin istediği yere
İstediği kişiyle
Gitsin!
Boş ver ardından üzülme
dert ertme kendine
Boş ver!
Düşünme dedim seni düşünmeyeni
Seni aklına bile getirmeyeni
Düşünme!
Bitir sessizce hayatından çekip gideni
Giderken hiçbir şey söylemeyeni
Bitir!
Dedim gönlüme
Ama söz geçmiyor işte.



KİTAP YORUMUM
Duygu yüklü Şiir ve sözlerin bulunduğu bir kitaptır. Şiir severlere tavsiyemdir.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*AŞKTA HADDİ AŞTIK*NİYAZİ ERCAN*



"Sensizken; ölmeden, ölümün yası başladı yüreğimde."
"Bir göç şehriydi yüreğim
Ve gidenler gittikçe artıyordu"

KİTAP YORUMUM
Duygu yüklü Şiir ve sözlerin bulunduğu bir kitaptır. Şiir severlere tavsiyemdir.


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*ŞEY*ÖZCAN YETGİN*SEMERCİ YAYINLARI*



İnanılır gibi değil;
Bugün unutmaya çalıştığımız şey
Dün bizi mutluluktan öldürecekti.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 240

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Semerci Yayınları


KİTAP YORUMUM

Kısa duygulu sözler, hayatı hatırlatan umut veren şiirlerin olduğu bir kitaptır. Okurken gerçekten kafa dinlendiriyor. Dolu dolu içeriği ile olan bu kitabı tavsiye ederim.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*ÇILDIRMANIN ÂMENTÜSÜ*HAMZA CELALETTİN OKUMUŞ*KUZGUN KİTAP*



Arka kapak yazısını, pek özenli sözcüklerle dillemeyi ben de isterdim elbette. Ama dostlarım, olmadı. Zaten, aklın ve mantığın, babasını, ağbisini düzen bir kitabın, aklı başında bir arka kapak yazısı sunması çok da samimi bir iş olmazdı. Tabii, bunun yanında, kitabın içeriğine dair merakınızı önemsiyorum. Ama bunun için yapabileceğim şey, Yesenin'in ya da Zweig'ın intihar etmemeleri için yapabileceğimden daha fazla değil. Cioran şöyle diyor bir kitabında; "Her şeyi yıktıktan sonra kendini de yıkmayan bir kitap, bizi beyhude yere azdırmış olurdu." Bu işi size bırakıyorum; azgınlığın ve çıldırmanın pençesinde, son bir hamle olarak yıkın bu kitabı! Ve son olarak, son bir oyun oynamak için acele etmemiz gerek: Zirâ Tanrı bilyelerini geri istiyor!"
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 76

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Kuzgun Kitap
KİTAP YORUMUM

Yazarımızın her kitabında genellikle bir konu ele alınmış ve onun üzerine kendisine yansıyan konuyu tartışmış kendi içinde, irdelemiş, zaman gelmiş kavga etmiş Kendi deyimi ile “Henüz çıldırmamış olmak ne büyük çılgınlık”
Bu kitapta hayata bakış açımız ve olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler ya da umursamaz tavırlar vs yine yazarımızın deyimiyle * Çıldırmak, en kısa ifadesiyle, bir şeylerin farkına varmaktır.” Bu konuda kendisi ile hem fikirim. Bence okuyun bu kitabı da yazarımızın dobra dobra yazmış ona yansıyan hayatı kendi çerceve ve bakış açısından.Kalemine sağlık diyorum.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN




*AĞAÇLAR YÜRÜRSE TANRI KOŞAR*HAMZA CELALETTİN OKUMUŞ*İKİNCİ ADAM YAYINLARI*



Hiçbir şeye dair her şeyin söylendiği bu kitap, hiçliğin kurgulanışıdır, son kez. Yani Tanrı'nın. Bugüne kadar herkes, varlığıyla ilgilendi onun, gönderdiği varsayılan elçilerle ya da buyurduğu varsayılan buyruklarla. Bu varsayımlarla olumladı ya da olumsuzladı, kişileri ve onların eylemlerini aynı herkes. Hakikat sayıldı varsayıldıkları unutulmuş varsayımlar. Ve hakikat kurgulandı, varsayılmış hakiki bir Tanrı üzerine. Çok azının aklına geldi, hakikat bir kenara, kurgulandıkları unutulmamış kurgularda yaşamak. Kurguladıkları Tanrı'lar öfkeliydi onların, gülümsemekten aciz ve acziyeti unutulmuş bir Tanrı'nın bizi yargılaması düşünüldü, düşünmekten aciz beyinlerce. İşte bu kitap, hakikat. Yırtıp atabileceğin yerde, açıp okuyabileceğin yerde, ayaklarının altında ya da başının üstünde. Karar verme yetine saygılı ve seni bundan dolayı yargılamayacak sahiplerce yazılmış bir kitap, kendi kendini kutsayan ve herhangi bir Tanrı tarafından kutsanmaya ihtiyaç duymayan. Tanrı'nın ulaşamayacağı yerlerde saklayınız!



Sayfa Sayısı: 98

Baskı Yılı: 2012


Dili: Türkçe
Yayınevi: İkinci Adam Yayınları


KİTAP YORUMUM
Yazarımız kafasındaki Tanrı’yı yorumlamış. Ben Beni yaradana Allah derim bir başkası Tanrı der ya da kafasında başka şekilde kurgular her fikre saygımız tabi ki sonsuz. Okudum kitabı almam gereken yerlerdeki mesajları aldım. İnanmadığım yerlerde saygı duydum. Herkes fikrini söyleyecek ki tabi ki özgürlük olsun, sevgi olsun. Önemli olan şu galiba. Her fikre saygı duyarak aynı gökyüzünü sevgiyle paylaşabilmek.Yazarımızın kalemine sağlık diyorum ve eserlerini benimle buluşturduğu için teşekkür ediyorum.



DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

19 Haziran 2016 Pazar

*OSMAN TATLI*TÜRKİYE SİNEMASI VE SİNEMADA ALGI* *AKİS KİTAP*


Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye'de de sinema boş zamanı doldurma ve eğlence aracı olarak algılandı. Oysa devletler ve siyasetçiler sinemayı toplumları kontrol etmek, istedikleri kültürü, düşünceyi, ideolojiyi ve inançları dayatmak için kullandılar, kullanıyorlar. Sinemada, eğlence adı altında propaganda ve algı çalışmaları sistemli yapılarak toplumlar eğitilerek bir değişim ve dönüşüme tabii tutuldu… Türkiye sineması da kendine düşen propaganda ve algı operasyonlarında ciddi çalışmalara imza attı, atıyor. Türkiye'de sinema, Türkiye'nin batılılaşması ve Kemalizm'in yaygınlaşmasını kolaylaştırma görevi üstlendi. Yıllarca aynı alt metinler ve kurgularla toplumu yönlendirmeye ve siyasi gelişmelerden uzak tutmaya çalıştılar. Bu kitap, Türkiye sinemasının cumhuriyetten bu güne toplumda oluşturmaya çalıştığı algı çalışmalarını bütün detaylarıyla incelemektedir.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 256

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Akis Kitap


KİTAP YORUMUM
Türk sinemasının dışarıdan görünen penceresi, artıları eksileri ve tanınmış tarihe geçmiş sinema filmlerinin açılım anlatımı, izleyiciye ne kattığı ya da ne anlatılmak istediği ve yine nasıl olması gerektiği yazarımızın bakış açısından araştırılarak anlatılmış. Bence güzel bir çalışma olmuş. Bazen izlerken düşünmeden izliyoruz. Oysa bu kitabı okuduktan sonra bir çok ayrıntıyı fark etmediğimizi göreceksiniz. Vakit geçirmek adına değil de misyonu olan okuyucuya doğru mesajlar veren filmler ve kitaplar önemli. İşte bu araya eleştirmenler, araştıran bizlere sunan üstadlar giriyor. Bence okuyun. Daha doğru seçimler yapabileceksiniz.
Değerli yazar Osman TATLI’ya eserlerini benimle buluşturduğu için teşekkür ediyorum.


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*KARAKALEM NOTLARI*ARİF KILIÇER* *UĞUR TUNA YAYINLARI*


Ben sana hiç umulmadık bir anda rastladım.
Beklenmedik bir fırtınaydın gözlerime.
Neydi beni büyüleyen o tarifsizlik...
Bakışların kuşatma altına almıştı âdeta bedenimi.
Sarmaş dolaş olmuştum kokunla.
Hücrelerimi yerinden oynatmıştı güzelliğin...

Ben sana hiç umulmadık bir anda rastladım.
Sahipsiz kalbimin tek sahibi olmuştun.
Bedenimdeki sebepsiz titremenin ve yüreğimdeki o anlamsız sızının tek faili sendin.
Attığın kurşun kalbime saplanmıştı.
Hiç bir hastanenin kabul etmediği ağır vakaydı halim.
Tam kalbime saplanmıştı sevda kurşunu...
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 180

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Uğur Tuna Yayınları

KİTAP YORUMUM
Şiir kitabı olarak geçiyor ama bana göre deneme olarak geçmeli. Çünkü kısa yazılar, sözler ve değerli duygu yüklü, samimi şiirler var. Şairimizin kalemi bana oldukça yakın geldi ve kendi yazdıklarım ile benzeştirdim. Okurken çok keyif aldım. Uğur Tuna  Yayınları farkı ile piyasaya çıkan bu kitabı mutlaka okuyun derim.
Değerli şairim Arif KILIÇER’e eserini benimle buluşturduğu için teşekkür ediyorum.


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*YOLUN SONU TASAVVUF*MEHMET SEDAT KURT* *PERA KİTAP*


Herkesin bir hikâyesi vardır. Senin hikâyende; Ömrünü ikiye bölüp, önceki kısmına bir çizik attığın oldu mu? İhlaslı bir abdestle niyetlenerek, sessiz bir Besmeleyle başlayıp huzur makamında, Salih(a) bir eş dilediğin oldu mu? Eğer öyleyse kendi gönlünmüş gibi oku… Değilse de duygularıma misafir olur musun? Yağmur eşliğinde!

Zihin emreder! Kalp haykırır! Dilim fısıldar seni, yağmura usulca! Gecenin sen kokusunun ortasında… Madem geldin hayatıma Ey Gül Yüzlü Güzel! Huzurunda sesleniyorum tüm hüzünlere… Şimdi AŞK arası…

Sen; ömür boyu bekleyip, yıllarca hayal ettiğim, yarım kalmışlığımdın… Senden iyi tanıdığım, kalbime izah ettiğimdin... Hoş geldin ömrümün geri kalanı…
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 144

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Pera Kitap



KİTAP YORUMUM
Tasavvuf yazı ve şiirler olan manevi değeri yüksek bir kitaptır. Okuyun size olumlu etkisi olacaktır.




DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

17 Haziran 2016 Cuma

*KERHANEDE ANARŞİ*HAMZA CELALETTİN OKUMUŞ* *SERTAN YAYINLARI*


?Kelimeler bazı anlamlara gelmez demişti yıllar önce çok sevdiğim bir yazar. Bu gerçeği bile bile yazmaya devam eden insan başka çaresi olmadığı için yapıyordur bunu. Bir şey umduğu için ya da herhangi bir beklentisi olduğu için değil başka çaresi olmadığı için... Hamza Okumuş'un çapı küçük ama kendisi çok büyük kitabında bu çaresizliği ve her şeye rağmen bazı anlamlara gelebilmek için gösterilen takdire şayan çabayı gördüm ben. Ruhunuzun derinliklerine pimi çekilmiş bir el bombası bırakıp kaçacak türden bir kitap..."

KİTAP YORUMUM

Hayat kadınlarının düşünceleri yaşam biçimleri ve yazarın kalemine takılan bakış açısını okuyacaksınız. Özetle kitabı böyle tanımlayabilirim sanırım. Baş kaldırış var mı? Tabi ki var. Tek bildiğim hiç kimse o hayatı isteyerek seçmez. Bu da benim düşüncem ve yorumum. Yazarımızın kalemi farklı bugün farklı bir kitabını daha okuyacağım. Yani şöyle söyleyeyim. Gidişata olan bir baş kaldırış ve düşünce yoğunluğu. Ya da kimsenin söylemeyeceğe cesaret edemeyeceği beyninden geçen kaleme dökülüşü. Okuyun bir şey kaybetmezsiniz.

Değerli yazar Hamza Celalettin OKUMUŞ’a eserini benimle buluşturduğu için teşekkür ediyorum.


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN



*CANIM KARDEŞİM*HALUK ECEVİT* *CEREN YAYINCILIK*



Doksan senesi Ağustosunun on yedinci günü, sahildeki SSK hastanesinin bahçesinde bir araya gelip kümelenerek sohbetler eden sülale erkânından ayrı, gözlerimi denize dikmiş, omuzlarıma çöken sorumluluğun yükü altında eziliyordum.
Bir kardeş gelmişti bana. Hem de eskiden dedemin beni kandırdığı gibi "dereden tutma" ya da "leyleklerin getirdiği" bir bebek değil, basbayağı anamdan doğma kanlı canlı bir insan.
Artık kanmıyordum o masallara canım kardeşim, yedi yaşındaydım.
O sene okula başlayacaktım.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 160

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Ceren Yayınevi

KİTAP YORUMUM
İçinde bulunan 16 hikayenin hepsi gerçek hayattan alıntılarmış. Bu kitabı benim nazarımda daha değerli kıldı. Bazıları bizzat yazarımızın yaşadığı anıları bazıları gözlemlere dayanan ya da sanırım araştırmaları sonucu elde edilen Anadolu insanlarının hikayeleri. Bütün hikayeler beni çok duygulandırdı ama en çok CANIM KARDEŞİM hikayesinde koptum. Bir ailenin önemini çok güzel anlatmış yazar orada. Çocukluğunun vermiş olduğu hataları gerçek sanmış sonra vicdanı ile yüzleşerek kardeşine ithafen yazdıkları  ve özürleri. İnsan bazen büyümek zorunda kalır ya hani, kitaptaki tüm kahramanlar acılar ile yoğurulunca büyümek durumunda kalmışlar.

Kitabın bana öğrettiği ders vatan sevgisi bazen bizim hayatımızın önüne geçer ve doğru olan budur ve geçmelidir eğer vatanımız tehlikede ise, aileye verilen değer ve ailenin önemi, çocuklarımızı isteyerek hazır olarak dünyaya getirmemiz gerektiği, ve hayvan ya da başka canlılara verdiğimiz tüm zararları mutlaka ölmeden ödeyeceğimiz. Yazarımızın dili oldukça akıcı. Hikaye dediysem misyonu olan keyif alarak okuyacağız örnekler var karşınızda. Trakya diliyle yazmış yazarımız. İnsan okurken kendini daha saf daha temiz hissediyor. O masum köy halkının yaşamlarını okurken biz ne iş yaptık ki sanki diyoruz. Bence okuyun.

Değerli yazar Haluk ECEVİT’e eserlerini benimle buluşturduğu için teşekkür ediyorum.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN


14 Haziran 2016 Salı

*BU ADAM BENİM BABAM*ERHAN SARICA* *ÖĞRETMEN DERGİSİ YAYINLARI*



Olmuyor baba, olmuyor. Bu kirli dünyada temiz kalınmıyor. Beni sen temiz yetiştirdin, biliyorum. Vicdanını dinledin hep, biliyorum. Bizlere de nasihatin hep bu yönde oldu. Fakat hava kirli, su kirli, doğa kirli; insanlar, vicdanlar hepsinden daha da kirli. Neler oluyor zamanımızda yaşayan insanlara; anlamakta güçlük çekiyorum. Dünya, vicdan ne, bilmiyor. Ben temiz olsam bile, hayat kirli, üstüm başım değil ama kirleniyoruz baba, yaşamak için kirleniyoruz, kirletiyorlar. Ruhumuz bile kirleniyor. İnsanların ikiyüzlülüğü, vurdumduymazlığı en çok da bu yoruyor bizi."
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 64

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Öğretmenim Dergisi Yayınları



KİTAP YORUMUM

Kitapta babanın önemini yazarımız bizzat hayatından kesitler ile anlatarak yer yer babası ile olan anılarını anlatan başka kahramanlarımıza da yer verilmiş. Benim okurken yine çok duygulandığım bir eserdi. Babaların ne şartlarda emek verilerek bizleri bu günlere getirildiği sonsuz şefkatleri çok güzel anlatılmış. Örnek bir baba burada anlatılan aslında. Rabbim herkese böyle güzel babalar nasip etsin. Çünkü herkes aynı şansı yakalayama biliyor. İki kitabı da yazarımızın misyonu olan doğru mesajlar veren eserlerdi.

Değerli yazar Erhan SARICA’ya iki eserini de benimle buluşturduğu için teşekkür ediyorum.
DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*MOBBİNG DE YAPARIM KARİYER DE*ERHAN SARICA* *ÖĞRETMEN DERGİSİ YAYINLARI*


İsmini yeni duyduğumuz ama yıllardır aynı toplumun bireyleri olarak maruz kaldığımız psikolojik saldırının isminin MOBBİNG olduğunu Erhan Sarıca, bu kitabıyla bizlere ve herkese öğretiyor. "Hangi meslek grubunda mobbing uygulanmıyor?" sorusunun cevabı neredeyse yok gibi. Çocukluğumuzda aile içinde farkında olmadan maruz kaldığımız mobbing, okullarda devam ediyor. Okullar bitip iş hayatına girdiğimizde tüm pervasızlığı ile devam ediyor. Üstün asta, astın üste, mevkidaşın mevkidaşına, eşin eşine, arkadaşın arkadaşına uygulayabildiği ve kitabımızın yazarının "insanlık suçu" olarak nitelendirdiği mobbing yaşamımızın bir parçası olmuş durumda. Olmuş olmasına da"bu psikoljik saldırının" diğer deyimle "psikoljik terör uygulayan teröristlerin" işgal ettikleri makamlar ne yazık ki en alt kademeden en üst kademeye doğru sıralanırken, asıl üzüntü veren ise bu makam işgalcilerinin kendilerinden hizmet almak isteyen toplum bireylerine de mobbing uygulamaları. Bu kitabı okuduktan sonra eminiz sizde şöyle bir çevrenize bakacak ve çevrenizdeki mobbingcilerin varlığını görünce "şimdiye kadar ben bunları nasıl göremedim" diyerek hayıflanacaksınız."
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 80

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Öğretmenim Dergisi Yayınları


KİTAP YORUMUM
Kitabı okurken çok üzüldüm. Bunun nedeni de niye yaşadığımı anlayamadığım ayrıldığım iş yerimdeki yaşadığım sorunlardı. Bir çoğunu yaşadım. Hastalığım ilerledi. Psikolojik olarak çöktüm ve sürekli kendimi sorguladım. Ne yapmıştım da ben onları yaşıyordum. Kanuni yolların hepsi zaten düşünülüyor ama maalesef birden iş arkadaşların dahil baştaki kişi örgütlenince bir şey yapamıyorsunuz. Tabi ki psikolojik şiddetti yaşadığım. O yüzden okurken onları düşündüm, gerildim.
Kitap kesinlikle yol göstererek yazılmış. Benim anladığım şu; sanırım az ya da çok herkes hayatında 1 kez olsun bu saldırıya maruz kalmıştır. Hele ki Türkiye şartlarında bu kaçınılmaz gibi görünüyor. Bence herkes okumalı ve gerekli tedbirini almalı diye düşünüyorum. Birde şunu düşündüm. Belki de yaşanılan her şey mecburen öğretiyse eğer insanlar bu saldırıya maruz kaldıktan sonra ezmeleri gerektiğini düşünüp kendilerinden sonra gelene ya da iyi niyetli sessizliğini koruyanlara yapıyorlar. Böyle olması gerektiğini sanırım sanıyor da olabilirler. Düşünce her neden kaynaklanıyorsa kaynaklasın yapılan eylem çok çirkin ve kul hakkına giriyor. Okuyanların içlerine su serpmeleri açısından söylüyorum ki şuan beni işimden eden kişi hapiste. Ben inanıyorum ki kesin bana yaşattıkları orada ona kat kat yaşatılıyor. Yani karma diye bir şey var ve zamanı gelince ödeniliyor.
Değerli yazarımıza insanlara faydası olan bu kitabı yazdığı için teşekkür ediyorum.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

12 Haziran 2016 Pazar

*BİLİNÇ*CEMAL TÜRKEL* *CİNİUS YAYINLARI*




Sevgili Kardeşim, bu kitabın bu satırlarını okuyorsan seni buraya kadar getiren içsel enerjinin farkına varmış olman gerekir. Şu an elinde tuttuğun bu kitap tesadüfler sonucu karşına çıkmış bir kitap değildir. Bu senin kader planının bir parçasıdır. Bu anlatım sana şu an uzak düşebilir ancak bu anlatımın bir gün senin yolunla birleşeceğini söyleyebilirim. Buraya kadar gelip bu kitabı elinde tutuyorsan bu kitapta seninle ilgili bir şeyler vardır. Bu kitabı bir şekilde yanında bulundurman sana katkı yapacaktır. Belki bu katkıyı bugün yapmayacaktır, belki yarında yapmayacaktır ama günü geldiğinde yapacaktır. O gün geldiğinde bu anlatım yerini bulacaktır.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 158

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Cinius


KİTAP YORUMUM
Kitap oldukça bilgilendirici. Eğer bu kitap karşınıza çıktıysa ki hiçbir şey tesadüf değil demek ki sizinde farkındalığınız artmış ve bazı şeyleri bilmenizin  zamanı gelmiş demektir. Kitap Bilinç konusunun yanında neden debresyona gireriz, yada başarılı yada başarısız oluruz?  Daha hayata dair merak ettiğimiz birçok konuyu ele alarak bizleri çok farklı bir dünyaya götürüyor. Kitabın türü kişisel Gelişim geçiyor ama sıradan kişisel Gelişimleri unutun ve elinize alın farklı bir yolculuk bekliyor sizi.
Yazarımızın iki eserini de çok beğendim ben. 1. eserinin isme ise ŞEMS BETA NİZAMLARI isimli kitaptı.
Değerli yazar Cemal TÜRKEL’e sıra dışı eserlerini benimle buluşturduğu için teşekkür ediyorum. Başarılarının devamını diliyorum.




DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

*AHMET KARAYÜN*ÇAKAL KAYASI* *ADOM YAYINCILIK*



Yaşanmış, gerçek bir hikâyeden! Dokuz ve Gizli Miras'ın yazarı Ahmet Karayün'den "BİR 12 EYLÜL ROMANI"

Sırtında naylon makarna torbasından çantalar, dağ yolundan okula giden iki çocuk... Eve dönerken, yine bu yolu seçerler. Birisi polis olur, öteki suçlu! Ellerini taraklayarak, etten tabanca yaparlar. Gürgen ağaçlarının gölgesinde amansız bir kovalamaca başlar. Tabancalarından çıkan kurşun sesini ağızlarıyla yaparlar ve bu kurşunlar insanı öldürmez. Yıllar sonra aynı dağda, bambaşka kişiler olarak karşılaşacaklarından habersizdirler. Ve o gün gelir! Karşı karşıyadırlar artık. Ellerindeki tabanca etten değil, soğuk metaldendir ve insanı oracıkta öldürecek küçük çekirdeklerden atar.

İki köy; biri sağcı, öteki solcu! Ve iki çocukluk arkadaşı; biri sağın diğeri solun lideri. Arkalarında onlarca adamlarıyla ormanda karşılaşırlar. Artık iki büyük düşmandırlar. Herkes nefeslerini tutar. Tetiği önce kim çekecek? Nevzat mı? Semih mi? Ama beklenmedik bir şey olur ve geçmişin gölgeleri, eskinin hayaletleri devreye girer.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 176

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Adom Yayıncılık



KİTAP YORUMUM

Çakal Kayası romanı  12 Eylül de yaşanan bir dönem gençliğinin yaşadıklarını ele alan bir eser. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen Nevzat ve Semih küçük huzurun baş köşede olduğu fakir ama mutlu oldukları küçük bir köyde dünyaya gelmiş çok iyi anlaşan iki arkadaştır. İleriki yıllar da iste birinin sağcı birinin solcu olması o iki arkadaşı çok farklı dünyalara savuracak ve iki düşman olarak karşı karşıya getirecektir.
Kitap gerçekten çok üzücü ve yer yer akıl almayan sahnelere yer vererek aslında bir çok atılımı yaparken iyi düşünülmesi gerektiği ve neden, sonuç ilişkisini çok güzel irdelemiş. Yaşanmış gerçek bir hikayeden ele alınmış.  Yazarımızın kalemi oldukça akıcı. Diğer ilk kitapları ise GİZLİ MİRAS ve DOKUZ isimli romanların yazarıdır.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN




 

Bir Kitap Bin Yürek Published @ 2014 by Ipietoon