Destek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Destek Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2021 Pazar

Bazı yollar yalnız yürünür / özgür bacaksız


 #BazıYollarYalnızYürünür
#ÖzgürBacaksız #DESTEKYAYINLARI
Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğrusuz insandan uzak dur.
Umudu öldürüp, nefreti toprağa dikmek isteyenlerden uzak dur.
Hayatı sadece ideoloji ve düşünce olarak görenden uzak dur.
Mutlu olmanı, sorgulamanı, düşünebilmeni kendilerine yapılmış bir tehdit olarak görenlerden uzak dur.
Kendilerine duydukları yabancılık yüzünden karşısındakini kötü bilenlerden uzak dur.
Nefreti evinin kapısına koyan, artık her dışarı çıktığında avucunda nefret taşıyanlardan uzak dur.
İnsan hayatına olan saygısızlığı bir övünç madalyası gibi, gurur mekanizması gibi görenlerden uzak dur.
Kelimeleri özenle seçmeyen, her cümlesi biat olan, her sözcüğü toz olandan uzak dur.
Sesinin tonu kalbinin tonundan çok olanlardan uzak dur.
Çünkü neye çok yaklaşırsan, neyi çok biriktirirsen, ona dönüşürsün.

#kitapyorumum Deneme türü olmasına rağmen ben kişisel Gelişim tadında okuduğum insanı sıkmadan okuyabileceğiniz bir eser olmuş.
Yalnız değilsiniz mesajını çok derinden hissettim. ☺ Bir arkadaşınız ile sohbet eder gibi hissedeceksiniz.

5 Kasım 2017 Pazar

*HÜSEYİN CENGİZ*YALNIZLIĞIN BAŞKENTİ * DESTEK YAYINLARI*



*HÜSEYİN CENGİZ*YALNIZLIĞIN BAŞKENTİ * DESTEK YAYINLARI*
“Aşk meşru bir şey olamaz.
O da şiir gibi meşrulaşınca ölür.”

“Şiirin Efendisi” Cemal Süreya’nın tren vagonundaki sürgünlüğüyle başlayıp Darphane müdürlüğüne uzanan çalkantılı hayat hikâyesinin bilinmeyen yönlerini bir solukta okuyacaksınız.   
Üvey anne zulmünden kaçarak yeni bir yaşam kuran Süreya’yı, “Üstü kalsın” diyecek kadar yaşamaktan vazgeçiren neydi?  Çok sevdiği oğlu mu?
Aşkları, ayrılıkları ve yalnızlığıyla sıra dışı bir şairin fırtınalı denizinde yüzmeye hazır mısınız?

(Tanıtım Bülteninden)


KİTAP YORUMUM
Cemal Süreya'nın acılar ile başlayan hayatı , korkuları, aşkları, üvey anne zulmü, evliliği, hataları ve sevapları ile yaşadıkları anlatılıyor.
Kitabı okudukça bazı insanların çok kötü olduklarını düşündüm.
Kitaptan aldığım en önemli ders ise, kötü diye nitelendirdiğimiz kişilerin aslında yaşadıkları kötü olaylar yüzünden böyle olduklarının mesajını aldım. üvey anne Esma'nın kendi genç kız iken bizzat annesi ve üvey baba tarafından satılması, üzerinden paralar kazanılması onu mecburen kötü bir insan yapmıştır. Cemal Süreya, ise bu acı dolu çocukluğunda yaşadığı üvey anne zulmünden sonra belki de çalkantılı hayatına iniş yaptı. Evliliğine gereken hassasiyeti göstermemesi, inişli, çıkışlı hayatı onu daha çok kalemine yöneltmiş ama yine de içindeki boşluğa çare bulamamıştır.
Acı dolu hikayesini okurken dışarıdan kalemlerini sadece bildiğimiz kişilerin aslında hiçte kolay bulundukları konuma gelmediklerini anlıyoruz.
Yazmak kesinlikle sessiz bir çığlık. Bunu bir kez daha anladım bu kitabı okuduktan sonra.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

16 Ağustos 2017 Çarşamba

*ARİ *ÇİÇEK SEKBAN TÜFEKÇİ* *DESTEK YAYINLARI*



 *ARİ *ÇİÇEK SEKBAN TÜFEKÇİ*
*DESTEK YAYINLARI*
Hepimiz için bir köken arayışından çok, kadim atalarla tanışma ve tarih döngülerini anlama fırsatı. Bu çok bilinmeyenli kurgunun öğeleri; Atatürk’ün kadim tarih merakı, keşfedilen anlamlar, gerçek kişiler, küresel hareketler, farklı zamanlar ve hayali kahramanlarla örülen olaylar dizisinden oluşmakta. Sağlaması ise; ancak ve ancak toplum olarak birliğimizde gizli.
Tarih, asla bir sosyal bilim dalı olmadı. Tarihini analitik olarak yorumlayan medeniyetler gelecek yolunda hızla geliştiler. Buna mukabil özlerini unutanlar, Batı’nın kazdığı, yağmaladığı arkeoloji çukurlarına gömüldüler. Batı, kısıtlı tarihi ve bilgileriyle medeniyet yarışındaki bayrağını göğüslerken, gözü nedense defalarca çelme taktığı Türklerde kalmıştır. Çünkü Türkiye toprakları ve Türk halkı kendini keşfedememiş bir cevherdir.
Kimine göre mutlak kabullerin oldukça dışında olan bilgilerin çoğu uzun yıllardır avamdan gizlendi. Bu kitabın hızlı temposunda satır aralarında sizlere göz kırpan koskoca bir tarih var. Hangi bilgi içinize siniyorsa onu alın ve zihin mabedinizde sonsuza dek saklayın. Ancak reddetmeden önce, tüm bilgileri araştırmanız gerektiğini unutmayın.
Sadece bir roman değil ARİ... Türk edebiyatında farklı bir soluk, özgün bir anlatımla ezberleri bozacak bir kurgu. Bir Cumhuriyet kadınından iddialı ve farklı bir denklem...

(Tanıtım Bülteninden)

 Sayfa Sayısı : 360

KİTAP YORUMUM
Kitap sizi alıp taa Sümerlere kadar götürüyor. Dolmabahçe bölümü beni çok duygulandırdı. Atatürk'ün de bizler gibi çok okuyor olması gençliğe geleceğe örnek ve hediye olduğunu düşündüm.
Sümer tabletleri, kayıp Mu Kıtası, baalbek, Gilgamis destanı gibi olağanüstü bilgileri bu eserle birlikte öğrendim ve daha çok öğrenme isteği beni kamçıladı.

Toryum madeninin geleceğimiz için önemini daha iyi anladım.
Kitabın devamını şu an nasıl bekleyeceğimi düşünecek kadar heyecanlı ve beklentimin üzerinde bir kitaptı. Zaten ben yazarımızın kalemini çok beğeniyorum. DİRİLİŞ KEHANETİ ve ETEMENANKİ eserlerinde de tarihe götürererek oldukça yararlı bilgiler ile kitapları bitirmiştim.
Kitaptan öğrendiğim en önemli ders ise sanırım konu vatan ise diğer ayrıntılar teferruat gibi kalabiliyor. Ölen insanların tek amacı vardı ülkelerine yararlı olabilmek. Kolayı değil, zoru seçtiler. Zordur her zaman o kadar güzel imkanlar sunulurken arkada bile bakmadan gidebilmek ve yolundan yürüyebilmek. Ama bu güzel insanlar bunu başardılar. İdealler eğer hiçbir zorluk sizleri caydırmıyorsa işte o zaman daha anlam kazanıyor ve daha değerli kılıyor. Bulmacanın parçalarını birleştirmek ve yaşanan heyecanları okurken bende çok heyecanlandım.
Şu anki heyecanım ise bulunan diğer 2 tabletin varlığı ve içindekiler Zümrüt ve Doruk'un yaşayacakları. Bir an önce piyasaya çıkmasını diliyorum. Bu arada yazarımızı da kutluyorum. Bir gün dünyayı korkusuzlar, kalemini insanları  aydınlatmak için kullananlar kurtaracak.

DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

22 Mayıs 2017 Pazartesi

*AGORA 'DA BİR DELİKANLI * BABACAN PESENKURDU * *DESTEK YAYINLARI *



*AGORA 'DA BİR DELİKANLI * BABACAN PESENKURDU *
                   *DESTEK YAYINLARI *

"Saçlarımı koklarken ne mırıldanıyorsun öyle?" dedi kadın.
"Eskiler gülü koklarken, kelimeyi şahadet getirirlermiş" dedi adam.

Başrollerde...
Bir kadın, iki erkek...
Ve aşk.
Siz kaderinizi yaşadığınızı zannederken, hayatınızın yarısının birinin kontrolü altında olduğunu düşünün.
İpler başkasının elinde...
Ve kukla da, sizsiniz!

Ekmek aldığınız bakkalın, aslında bakkal olmadığını...
Hamile eşinizi teslim ettiğiniz doktorun, sandığınız doktor olmadığını...
Çocuğunuzun öğretmeninin, gerçekte o olmadığını...
Ve belki de en önemlisi, "kardeşim" dediğiniz dostunuzun, aslında kim olduğunu hiç bilmediğinizi düşünün...
Ürktünüz mü?
Ensenizde bilinmeyen soğuk bir nefes mi hissettiniz?
Peki, size bir soru:
"Aşk sizce her şeyin üstesinden gelir mi?"
Cevabı verirken, lütfen bu sözümü unutmayın:
"İnsanın canını en çok 'canım' dedikleri yakar."
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 368


KİTAP YORUMUM
Kitabın türü polisiye, aşk, macera, tutku, ihtiras ne ararsanız var. Sıra dışı bir yolculuk zaten kitabın kapağını ve ismini gördüğüm de bekliyordum ama bu kadarını beklemiyordum diyebilirim. Yazarın kitabı şiirler ve sözler ile yaşanan a'nları ifade etmesi ayrı bir lezzet bırakıyor damakta.
Aslında belki de bir çok insanın bir yalanı yaşadığı hayatının da bunu çok güzel ifade etmiş yazar. Hasan'ın rahatsızlığını duyduğum da ona kızamıyorsunuz bile. Benim kişisel fikrim Hasan gerçekten iyi birisi. Sadece hastalığının vermiş olduğu duygusallık mantığının önüne geçerek mantıklı düşünmesini engelliyor ve dostum dediği kişi suçluyor.
Gerçek kral aslında belki de sol tarafımıza bakmalıyız diye düşünüyorum ben. Sonuçta o zirveye kimi layık görürsek kral odur ki zaten kitabın finalindeki sonuç bunu belli etti fazlası ile. Hayatta tesadüflere yer yoktur olması gerekenler ve öğrenmemiz gerekenler vardır. İskender ve Gülce'nin karşılaşması gibi. Bu arada kitap seriymiş ve ben devamını sevgiyle bekliyorum.
Yazarımızın kalemini sevdim oldukça akıcı ve kitabın içeriği bilgilendirici niteliğinde yazılmış.
Aşk bazen öldürücü olabilir kitapta da yazıldığı gibi. Aslında Hasan'ın farklı bir yön ile 2. seride karşımıza çıkacağını düşünüyorum ben ve bence çıkmalı da hatalarını telafi etmek adına.
Gerçek dostluğu okurken gerçekten çok duygulandım. Canını hiçe sayan kalpten dostlar onlar. Güzel öğretileri olan kitapları çok seviyorum.


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN

24 Nisan 2017 Pazartesi

* HERKESLEŞME * TUNÇ İLKMAN * DESTEK YAYINLARI *



* HERKESLEŞME * TUNÇ İLKMAN * DESTEK YAYINLARI *
"Zeyneb'le o akşam güzel bir parkta oturduk ve âşık olduk. Güzel bir parkta oturmak ve âşık olmak harika bir şeymiş. Küçük kesekâğıdından çıkardığım pişmiş kestanelerin kabuğundan kolayca ayrılan kısımlarını ona veriyor, tüylü zarını soyamadığım kırıntılarını ise kendi ağzıma atıyordum. İsimlerimizi henüz bilmiyorduk. Sorma gereksinimi de duymamıştık herhalde. Nasıl olsa öğrenecektik. Ve ben ilk başta bunu Zeynep olarak algılayacaktım. 'Yalnız sonu b ile' diye uyardığındaysa önümüzdeki senelerde ona 'Zeynebim' derken adını bozmayacak olmaktan büyük sevinç duyacaktım."
(Tanıtım Bülteninden)
Sayfa Sayısı : 160


KİTAP YORUMUM
İnsanların maskeli gezmesi , güvenilecek insanların olmaması ve ailesi, sevdiği kadını da kaybetmesi üzerine intiharın eşiğine gelir ve bir arkadaşından yardım ister. Olaylar zinciri böyle başlıyor. Ölmeden yapmak istediklerini arkadaşı ile birlikte yapmaya karar verirler. Kim bilir belki de artık intihar etmekten tam vazgeçecek iken yine ihanet ile tanışması gerçeklerin perde arkasını öğrendiğinde katil olmasına yol açar.
Kitabın özü şu aslında. İnsanların kariyer uğruna para uğruna tek düze yaşam sürmeleri, mecburen onaylamadıkları şekilde yaşamaları Ömer'i rahatsız ediyor. İstiyor ki herkes inandığı değerler de yaşasın. Ama hayatı bir de devam etmek için para lazım. Bunların üzerine birde ailesini, sevdiğini kaybeden ölümüne yardım etmesi için yardım istediği arkadaşı tarafından da ihanete uğrayınca artık o da soğukkanlı şekilde yaşadıkları bir kişiye dönüşür. Tabi ki gizemin kaçmaması için konuyu anlatamıyorum ama korku ile karışık acaba Ömer gerçekten intihar eder mi ya da arkadaşı onu bir şekilde vazgeçirir mi diye düşünüyorsanız mutlaka okuyun derim.

Tabi ki son bölüm beni inanılmaz şaşırttı. Madur sandığınız kişi bazen de başkasını madur edebilir. Ha birde şu var, mecburen hepimiz değişmek ve hayata uyum sağlamak adına nadir de olsa kişiliğimizin dışına çıkabiliyoruz. Tabi ki bizi,biz yapan değerleri bozmamak kaydıyla. Aşka saygım sonsuz. Hatta ben aşk kadınıyım ama, hastalık derecesine gelen aşkları hiç olmasa daha da iyi olurdu diyorum.


DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
 

Bir Kitap Bin Yürek Published @ 2014 by Ipietoon